Türkiye’nin öncülüğünde ve Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde uluslararası bir inisiyatife dönüşen Sıfır Atık hareketi, küresel adaletin sağlanması ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi amacıyla Afrika kıtasına taşınıyor. Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan bu genişleme, Afrika ülkelerinin atık yönetimi sorunlarına döngüsel ekonomi prensipleriyle çözüm sunmayı, iklim kriziyle mücadeleyi güçlendirmeyi ve bölge halkına yeni ekonomik fırsatlar yaratmayı hedefliyor.
Bu stratejik girişim, 2022 yılında BM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Sıfır Atık” kararı ve 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edilmesiyle uluslararası bir boyut kazanmıştı. Şimdi ise, Türkiye Cumhuriyeti Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve BM-Habitat ortaklığıyla Afrika’da somut projelere dönüştürülüyor. Projeler, özellikle kadınlar ve gençlerin atık toplama, ayırma ve geri dönüştürme süreçlerinde aktif rol alarak ekonomik hayata katılımlarını artırmayı amaçlıyor.
Sıfır Atık Afrika Girişimi: Ne Hedefleniyor?
Türkiye’nin Sıfır Atık hareketini Afrika’ya taşıma girişimi, kıtanın karşı karşıya olduğu çevresel ve ekonomik zorluklara yenilikçi bir çözüm sunmayı amaçlıyor. Temel hedefler şunlardır:
- Döngüsel Ekonominin Teşviki: Atıkların hammadde olarak yeniden değerlendirilerek ekonomiye kazandırılması.
- İklim Değişikliğiyle Mücadele: Atık azaltma ve geri dönüşümle karbon emisyonlarının düşürülmesi.
- Ekonomik Fırsatlar Yaratma: Atık yönetimi sektöründe istihdam ve gelir olanaklarının geliştirilmesi, özellikle kadınlar ve gençler için.
- Haksızlıklarla Mücadele: Küresel kaynak dağılımındaki adaletsizliklere dikkat çekmek ve çevre kirliliğinin olumsuz etkilerinden en çok etkilenen Afrika ülkelerine destek olmak.
Neden Afrika Kıtası?
Afrika, hızla artan nüfusu ve şehirleşmeyle birlikte ciddi atık yönetimi sorunlarıyla karşı karşıya. Kıtada yaşayan yaklaşık 1.1 milyar insanın yıllık ortalama 17 milyon ton katı atık ürettiği ve bu rakamın 2050 yılına kadar kontrol altına alınmazsa 27 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu durum, sadece çevresel bir tehdit oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda halk sağlığı ve ekonomik kalkınma üzerinde de olumsuz etkiler yaratıyor.
Ancak bu zorlukların yanı sıra, Afrika kıtası atık yönetiminde büyük bir ekonomik potansiyele de sahip. Dünya genelinde atıklardan yıllık 8 milyar dolarlık bir ekonomik değer yaratılabileceği düşünülüyor. Sıfır Atık projesi, bu potansiyeli harekete geçirerek, atıkları birer kaynak olarak görmeyi ve ekonomik döngüye dahil etmeyi hedefliyor.
Kimler Öncülük Ediyor ve Nasıl Uygulanacak?
Girişim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülüyor. Türkiye’nin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile BM-Habitat, projenin Afrika kıtasında uygulanmasında temel paydaşlar olarak belirlendi. Geçtiğimiz aylarda BM Genel Kurulu’nda düzenlenen “Afrika’da Sürdürülebilir Ekonomi ve Kentleşme” yan etkinliğinde projenin detayları ele alındı.
Uygulama aşamasında, pilot projelerle başlayarak Kongo Havzası gibi önemli ekosistemler başta olmak üzere, Afrika ülkelerine yönelik yerel ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirilecek. Proje, atıkların toplanmasından ayrıştırılmasına, geri dönüştürülmesinden yeni ürünlere dönüştürülmesine kadar tüm süreçleri kapsayacak. Ayrıca, yerel halka eğitimler verilerek kapasite geliştirilecek ve sıfır atık bilinci yaygınlaştırılacak.
Türkiye’nin Sıfır Atık Tecrübesi ve Küresel Adalet
Türkiye, Emine Erdoğan’ın liderliğinde 2017 yılında başlattığı Sıfır Atık projesiyle ülke içinde büyük başarılara imza attı. Proje sayesinde 650 milyon ton hammadde tasarrufu sağlanırken, ülke ekonomisine 105 milyar TL katkıda bulunuldu, 380 bin kişiye istihdam yaratıldı ve 6.9 milyon ton sera gazı emisyonu engellendi. Bu başarı hikayesi, Afrika’daki projelere ilham kaynağı ve model teşkil ediyor.
Girişim, aynı zamanda küresel iklim finansmanının gelişmekte olan ülkelere adil bir şekilde dağıtılması gerekliliğine de vurgu yapıyor. İklim krizinin sorumluluğu büyük ölçüde sanayileşmiş ülkelere aitken, bunun bedelini en çok gelişmekte olan ülkelerin ödediği gerçeği, Sıfır Atık Afrika girişimiyle yeniden ele alınıyor ve küresel adalet çağrısı yineleniyor.
CATEGORY: ekonomi







