Küresel siyasette tansiyonu artıran yeni bir gelişme yaşandı. Çin Halk Cumhuriyeti, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını ihlal ettiği gerekçesiyle Çinli bir şirkete ve üst düzey yöneticisine uyguladığı kısıtlamalara çok sert tepki gösterdi. Pekin yönetimi, Washington’ı “tek taraflı ve uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirdiği bu adımlarından derhal geri çekilmeye çağırırken, Çinli firmaların meşru haklarını ve çıkarlarını korumak adına tüm gerekli tedbirleri almaktan çekinmeyeceğini kesin bir dille ifade etti.
Bu diplomatik restleşme, ABD Hazine Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde Zhuhai Zhenrong Co. adlı Çinli enerji şirketini ve CEO’su Youmin Li’yi kara listeye almasıyla başladı. ABD, şirketin İran’dan bilerek ham petrol satın alarak mevcut yaptırımları ihlal ettiğini iddia etti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Geng Shuang, ABD’nin bu kararının uluslararası hukuku ve uluslararası ilişkilerin temel normlarını ciddi şekilde ihlal ettiğini belirterek, Washington’ın tutumuna karşı “güçlü bir hoşnutsuzluk ve kararlı bir muhalefet” dile getirdi.
ABD’nin Stratejisi: İran’a Maksimum Baskı
ABD Hazine Bakanlığı, 22 Temmuz tarihinde kamuoyuna yaptığı açıklamada, Zhuhai Zhenrong Co.’nun İran’ın en büyük ham petrol alıcılarından biri olduğunu ve bu işlemle birlikte yaptırım rejimini çiğnediğini vurguladı. Washington’ın bu hamlesi, özellikle 2018’de nükleer anlaşmadan çekilmesinden bu yana İran ekonomisini izole etme ve petrol gelirlerini kurutma amacı güden “maksimum baskı” stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, söz konusu yaptırımlara ilişkin yaptığı açıklamada, “İran rejimi, petrol satışlarından elde ettiği geliri dünya genelindeki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini finanse etmek için kullanmaya devam ediyor. ABD, İran rejimini destekleyen, onunla iş yapan ve yaptırımlarımızı ihlal eden herkesi yaptırımlarla hedef almaya devam edecektir” ifadelerini kullanmıştı. Bu sert tutum, ABD’nin Tahran üzerindeki baskıyı artırma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Pekin’in Karşı Durağı: Egemenlik ve Ticaret Hakları
Çinli sözcü Geng Shuang, ABD’nin tek taraflı yaptırımlarının uluslararası ticaret kurallarını çiğnediğini ve küresel enerji piyasalarında istikrarsızlığa yol açtığını savundu. Geng, ABD’yi bu “yanlış uygulamalarını” derhal durdurmaya ve Çinli firmalara uygulanan haksız yaptırımları kaldırmaya çağırdı. Ayrıca, Pekin’in söz konusu yaptırımlara karşı Çinli şirketlerin ve bireylerin yasal hak ve çıkarlarını korumak için gerekli her türlü önlemi kararlılıkla alacağını bir kez daha vurguladı. Bu ifade, Çin’in ticari egemenlik ve ekonomik çıkarlarını savunmak adına potansiyel misilleme adımlarına hazırlandığı şeklinde yorumlanıyor.
Bu gelişmeler, ABD ile Çin arasındaki zaten yüksek olan ticaret ve teknoloji savaşı gerilimini daha da artırıyor. İran nükleer programı, Orta Doğu’daki bölgesel güç dengesi ve küresel enerji arz güvenliği gibi kritik konular üzerinde yeni bir sürtüşme alanı açan bu durum, Washington-Pekin ilişkilerinde yeni bir tırmanışın habercisi olabilir. Uluslararası gözlemciler, Çin’in ‘gerekli tedbirler’ sözüyle nasıl bir adım atacağını merakla beklerken, bu gerilimin küresel ekonomi ve jeopolitik istikrar üzerindeki potansiyel etkileri yakından izleniyor.
