Kardiyolog Dr. Ahmet Ataş’ın açıklamaları, Türkiye’de kalp krizi vakalarında yaşanan endişe verici bir artışı gözler önüne seriyor. Özellikle 30’lu ve 40’lı yaşlardaki genç bireylerde görülen kalp krizi oranları, toplam vakalarda %10 ila %15’lik bir yükselişe işaret ediyor. Bu durum, kalp krizinin artık sadece ileri yaş grubunun bir sorunu olmadığını, genç nüfusu da ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor.
Evet, uzmanlar kalp krizi vakalarındaki bu ciddi artışa dikkat çekiyor ve hastalık artık yaş dinlemiyor. Modern yaşam tarzının getirdiği risk faktörleri, genetik yatkınlık ve farkındalık eksikliği, bu yükselişin başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Kalp sağlığı konusunda acil önlemler alınması gerektiği vurgulanıyor.
Kimler Risk Altında ve Neden?
Dr. Ahmet Ataş, kalp krizi geçirenlerin yaş ortalamasının düşüşünde birçok faktörün etkili olduğunu belirtiyor:
- Stres ve Hızlı Yaşam Tarzı: Modern hayatın getirdiği yoğun stres, kalp sağlığı üzerinde doğrudan olumsuz etki yaratıyor.
- Yanlış Beslenme Alışkanlıkları: İşlenmiş gıdaların, fast food ürünlerinin ve doymuş yağların ağırlıkta olduğu beslenme düzeni, damar sertliğini hızlandırıyor.
- Hareketsizlik: Teknolojinin yaygınlaşması ve masa başı işlerin artması, fiziksel aktivite eksikliğini beraberinde getiriyor.
- Obezite ve Fazla Kilo: Hareketsizlik ve sağlıksız beslenme ile tetiklenen obezite, kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörüdür.
- Sigara ve Alkol Kullanımı: Sigara, damar sertliğini hızlandırarak ve kanı pıhtılaşmaya eğilimli hale getirerek kalp krizi riskini katlar. Alkol de kontrolsüz tüketildiğinde kalbe zarar verir.
- Diyabet ve Hipertansiyon: Yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkların genç yaşlarda görülme sıklığının artması, kalp krizi riskini yükseltiyor.
- Genetik Yatkınlık: Ailede kalp hastalığı öyküsü olan bireylerde risk daha fazladır.
- Uyku Düzeni Bozuklukları ve Uzun Ekran Süresi: Düzensiz uyku ve uzun süre ekran başında kalmak da dolaylı olarak kalp sağlığını olumsuz etkiliyor.
Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir?
Kalp krizi belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterse de, en yaygın semptomlar şunlardır:
- Göğüs Ağrısı: Genellikle göğüs ortasında hissedilen, sıkıştırıcı, baskılayıcı veya yanıcı bir ağrı. Bu ağrı sol kola, çeneye, boyuna, sırt veya omuzlara yayılabilir.
- Nefes Darlığı: Aniden başlayan veya göğüs ağrısıyla birlikte görülen solunum güçlüğü.
- Soğuk Terleme: Özellikle göğüs ağrısıyla birlikte görülen aşırı terleme.
- Mide Bulantısı ve Kusma: Bazı kişilerde mide rahatsızlığı veya hazımsızlık şeklinde ortaya çıkabilir.
- Baş Dönmesi veya Bayılma: Kan akışının azalmasına bağlı olarak gelişebilir.
- Kadınlarda Atipik Belirtiler: Kadınlarda daha çok yorgunluk, çarpıntı, hazımsızlık veya omuz ağrısı gibi daha belirsiz belirtiler görülebilir.
Acil Müdahale Neden Hayati Önem Taşıyor?
Dr. Ataş, kalp krizi şüphesi durumunda ilk 2 saatin kritik olduğunu vurguluyor. Belirtiler başlar başlamaz en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak, kalpte oluşabilecek kalıcı hasarı önlemek veya en aza indirmek için hayati önem taşır. Geç kalınan müdahaleler, kalp kasının geri dönüşümsüz hasar görmesine ve hatta ölüme yol açabilir.
Kalp Krizinden Nasıl Korunulur?
Uzmanlar, kalp krizi riskini azaltmak için alınması gereken önlemleri şu şekilde sıralıyor:
- Sağlıklı Beslenme: Akdeniz tipi beslenme düzenine uygun, sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağlardan zengin bir diyet benimseyin.
- Düzenli Egzersiz: Haftada en az 3-4 gün, 30-40 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapın.
- Stres Yönetimi: Stresle başa çıkma yöntemleri geliştirin (meditasyon, yoga, hobi edinme).
- Yeterli ve Kaliteli Uyku: Günde 7-8 saat kesintisiz uyku almaya özen gösterin.
- Sigara ve Alkolü Bırakın: Tütün ürünleri ve aşırı alkol tüketimi kalp sağlığı için en büyük tehditlerdendir.
- Düzenli Sağlık Kontrolleri: Özellikle risk faktörleri taşıyorsanız, kolesterol, tansiyon ve kan şekeri değerlerinizi düzenli olarak kontrol ettirin.
Uzmanlar Ciddi Artışa Dikkat Çekti! Kalp Krizi Yaş Dinlemiyor mu?
Evet, uzmanlar kalp krizi vakalarında ciddi bir artışa dikkat çekiyor ve ne yazık ki kalp krizi artık yaş dinlemiyor. Özellikle 30’lu ve 40’lı yaş gruplarında görülen vakaların artışı, bu gerçeği çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.







